Uyutulmanın ve sömürünün bir aracı futbol

Futbol akla gelince, maalesef futbol adına birkaç iyi cümle söyleyemiyorum. Geçen hafta sona eren Avrupa Futbol Şampiyonası maçlarında, insanlar maç saatlerinde televizyon başına kilitlendi. Özellikle çılgın Türklerin yarı final oynaması, ırkçı milliyetçi boyalı basın tarafından bir araç olarak iyi kullanıldı. Her yerde Türk bayrakları evlere asıldı. Milli gurur göklere çıkartıldı. Kazanılan her maçta sokağa çıkıldı ve silahlar patladı. Ortalık gene kan gölüne döndü.
Spor bireylerin fiziksel, zihinsel ve sosyal anlamda gelişmelerini sağlayan çeşitli aktivitelerinin adıdır. Günümüzde spor bu tanımın dışına çıkmıştır. Dünyanın önde gelen spor tekelleri bu alana büyük paralar yatırarak spor endüstrisini kurmuşlardır. Dünyanın önde gelen spor tekellerinden Nike firması, işçi ve çocuk sömürüsünde liste başındadır. Asya’da birçok spor markası, düşük ücretlerle kötü çalışma koşullarıyla işçileri uzun saatler çalıştırıp sömürmektedir. Çocuk işçi çalıştırma 20 Kasım 1989’da hazırlanan BM Çocuk Hakları Sözleşmesine aykırıdır. Bu sözleşmeye spor tekellerinin de bulunduğu 162 ülke imza atmıştır. Kapitalizm dünyada insan onuruna yakışmayacak birçok şeyi sözleşmeler adı altında ülkelere imzalatarak ne kadar çağdaş ve ileri olduğunu göstermeye çalışmıştır. Kurduğu çeşitli yapılanmalarla insanlığı kandırmaktadır. BM ve BM Çocuk Hakları Sözleşmesi de bunun bir örneğidir. İnsanların insanca yaşamasının çeşitli sözleşmelerle belirlenmesi çok üzücü bir durumdur. İnsanın insanca yaşaması, ancak kapitalizmin ortadan kalkmasıyla mümkündür.
Ülkelerimizde milyonlarca insan asgari ücretle geçimini sağlamaya çalışmakta. Mili takımın teknik direktörü ise yaklaşık 250 işçinin aldığı ücretin toplamını bir seferde almaktadır. Böyle bir ücretin olduğu yerde, spordan bahsetmek saçmalıktır. Futbolcuların aldıkları paraları ve primleri de düşününce ortaya korkunç bir para çıkmaktadır. Kurulan bahis şirketleri de insanları bu kumarın içine çekerek sömürüyü daha da fazlalaştırmaktadır. Kapitalizmde spor egemen olan sınıfın çıkarlarını temsil etmektedir. Büyük yatırımlar yapan ve fazlasını kat kat alan tekeller sporu metalaştırmıştır. Burjuva medyanın görsel ve yazılı basınında futbolla ilgili her türlü program ve yazıyı bulmanız mümkünken yaşanılan iş cinayetleri, işten çıkarmalar, işsizlik vb. konular yer bulmamaktadır. Her şeye muhalefet olunmaz ki, diyebilirsiniz. Evet kapitalizmin yaptığı, yapacağı her şeye karşıyım. Sporun kapitalizmdeki yeri insanları uyutmaktır. Kapitalizm ortadan kalktığı zaman sporun anlamı da farklı ocaktır. İnsanlar zihinsel, fiziksel, duygusal ve sosyal alanda kendini geliştirebilecek, ruhen ve bedenen sağlıklı insanlar yetişecektir.
Kapitalizmin yarattığı sömürü çarkının içinde bu oyuna gelmeyelim. Yeni bir dünyanın çağrısına kulak verelim. Stadyumları dolduracağımıza, bizi sömüren egemenlerden hesap sormak için alanlara inelim. Bizi asgari ücretle çalıştırıp milyonları kasalarına dolduranlardan hesap soralım. Şovenizmin batağına saplanıp ırkçılığın oyununa gelmeyelim. Dini, dili, ırkı ne olursa olsun herkesin eşit olduğu kimliğinden dolayı yargılanmadığı bir dünya için yaşasın halkların kardeşliği şiarını yükseltelim. Yeni bir dünya yaratma yolunda sosyalizmi kuralım.

Kahrolsun Sermaye Düzeni!  
Kahrolsun Faşizm!     
Yaşasın Halkların Kardeşliği!

03.07.2008
Eskişehir’den bir YDİ Çağrı Okuru