Sinter İşçileri Direnişlerinin İkinci Senesinde

Sinter

Sinter işçilerinin direnişi dörtyüz günü geçti. Onlar hiç yılmadan İstanbul’un sıfırın altında soğuk kışında fabrikanın önüne kurdukları naylon çadırda eylemlerine devam ediyorlar.
İşveren her duruşmada yeni itirazlarda bulunarak mahkemenin karar aşamasına gelmesini engelliyor. Hakimi ret ediyor, şahit olarak kızını gösteriyor, ev adresi olarak Mersin’i gösteriyor, hanımefendi adresinde bulunamıyor. Yani anlayacağınız hakimle işveren arasında bir tiyatro oynanıyor.

Bu, gayet normal bir durum.

Şunu hiç unutmamalıyız. Kapitalist sistemde devlet yalnızca sermayenin haklarını korur. Bugünkü hükümet te bütün kurumlarıyla görevini çok iyi yapmaktadır.

Hükümet görevini en iyi şekilde yaparken proletarya, ezilenler ve destekleyicileri ne yapmakta? Direnişlerin başlarında destek her taraftan geldi. Sendika başkanları, parti başkanları, sivil toplum örgütleri, siyasi dergiler, işçilerin yanına gelip, desteklerini verdiler. Sonra yavaş yavaş gelmeler azaldı, sonunda işçiler yalnız başına kaldılar. Çünkü biz halk olarak balık hafızalıyız. Her şeyi hemen unutuyoruz. Yani anlayacağınız devlet işini çok iyi yapıyor, ama biz görevlerimizi hiç iyi yapamıyoruz.

Sinter işçilerinin bizlerden tek istediği direnişin ilk günleri gibi onları desteklememiz. Onları ziyaret etmemiz, her alanda onların eylemlerini desteklemek ve gündemde tutmak.

Yaşasın Sinter İşçilerinin Onurlu Mücadelesi !

Bir YDİ Çağrı okuru, 27-01-2010

 

(Fotolar: Zoom)

Sinter

Sinter

Sinter