Okmeydanı SSK’da direniş var

Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde DİSK’e bağlı Dev Sağlık İş Sendikasına üye oldukları için işten atılan işçileri direnişlerinin 24. gününde ziyaret ettik. Hastane içerisinde Emin Ticaret adlı taşeron bir şirkete bağlı hasta bakıcısı olarak çalışan işçilerden 18’i sendikalaşma sürecinde elebaşı olarak damgalanıp 2 Ekim’de işten atıldı. 18 işçiden 4 tanesi kadın işçi. Direniş yerinde bulunan kadın işçilerle yaptığımız söyleşide işçiler yaşadıkları süreci bizimle paylaştılar.
İşçiler, hastane içerisinde bulunan çok sayıda taşeron şirketten birinin bünyesinde son derece zor koşullarda çalıştırılıyorlar. Asgari ücret alan işçilerin maaşları doğru dürüst ve zamanında ödenmiyor. İşçilerin sigortaları doğru dürüst yatırılmıyor. Daha önce hasta bakıcılığı yapan işçilere son dönemde temizlik işleri de yaptırılıyor. Yasal hakları olan ücretli izinden yararlandırılmıyorlar. Hasta olan işçiler işten atılıyor...
Tüm bu hak gasplarının ve kötü çalışma koşullarının ardından işçiler daha iyi çalışma koşulları için sendikaya üye oluyorlar. Ardından ücretlerini alamayan işçiler 300 kişilik bir grupla hastane önünde bir eylem gerçekleştiriyorlar. O zamana kadar para olmadığını söyleyen işveren aynı günün akşamı tüm işçilerin iki aylık maaşlarını hesaplarına yatırıyor.
Sendikalı oldukları için işten atılan 18 işçinin yanı sıra içerideki sendikalı işçilere de baskı yapılıyor. Direnişte olan işçi arkadaşlarının yanına gelenler işten çıkarılmakla tehdit ediliyorlar.
Direnişleri süresince herhangi bir baskıyla karşılaşıp karşılaşmadıklarını sorduğumuz kadın işçiler hastane yetkilileri tarafından şimdiye kadar ciddi bir müdahale ile karşılaşmadıklarını fakat son dönemde polisin hastane önüne getirilerek bekletildiğini ve kendilerine bu yolla gözdağı verilmek istendiğini belirttiler. Mücadelelerinin haklılığına inanan kadın işçiler aileleri tarafından da desteklendiklerini ve bu desteğin kendilerine daha da güç kattığını söylediler. Hastane yetkililerinin ve taşeron patronunun direnişin bu kadar devam edeceğini beklemediklerini, ‘bunlar üç gün dayanmaz’ diye düşündüklerini fakat direnişin halen devam ettiğini vurgulayan işçilerin yüzlerindeki haklı gururu görebiliyorduk.
Hastane önünde bekleyen işçiler sabah işe girişte, öğle aralarında ve akşam paydoslarında olmak üzere kendi deyimleriyle ‘günde üç öğün’ taleplerini haykırdıkları eylemler gerçekleştiriyorlar. Tüm emekten yana olan kesimlerin desteğini bekleyen işçilerin tek istedikleri daha iyi çalışma koşulları ve sendikalı olarak tekrar işbaşı yapmak.
İşverenin tutumu ile ilgili bir gelişmenin olup olmadığını sorduğumuz işçiler geçen günlerde hastanenin başhekimi ile sendika başkanı Arzu Çerkezoğlu arasında bir görüşme olduğunu fakat henüz bir sonuç alamadıklarını söylediler.
Ziyaretimiz için bizlere teşekkür eden işçilerin yanından ayrılırken 3 Kasım’da Mecidiyeköy’deki Figaro düğün salonunda bir dayanışma etkinliği düzenleyeceklerini hatırlatarak herkesi bu etkinliğe katılarak kendilerine destek olmaya çağırıyorlar. Bizler de bu çağrıyı paylaşıyor tüm okurlarımızı hastane işçilerinin yanında olmaya, onlara yalnız olmadıklarını göstermeye çağırıyoruz.
Kahrolsun ücretli kölelik düzeni!
Kasım 2009
