Seçim oyununda ikinci perde!

- AFGANİSTAN -

Dergimizin 137. sayısında, 8. yıldönümünde de Afganistan’da işgal ve savaşın sonunun görünmediğine değinmiş, 20 Ağustos 2009 tarihinde yapılan başkanlık seçimi oyununun nasıl oynandığını ortaya koymuştuk. Seçimlerde sahtekarlık yapıldığı yönlü itirazların ve suçlamaların varlığının bilincinde olarak seçim komisyonu, Eylül ayı sonlarına doğru Karzai’nin oyların %54,6’sını alarak başkanlık seçimini kazandığını ilan etti. Biz de bu sonuca göre, işgalcilerle Karzai arasındaki çelişkilere rağmen “Anda kazanan Karzai olmuştur. Afganistan’daki savaşta işbirlikçiler de işgalcilere zorluk çıkarıyor!” (sayfa 18) diyerek yazımızı bitirmiştik.
Arada geçen bir aylık süreç, özellikle ABD emperyalizminin temsilcilerinin bu sonuçtan memnun olmadığını, Karzai’den kurtulmaya çalıştıklarını açık biçimde ortaya koydu.
137. sayımızda da değindiğimiz gibi Karzai ABD’li temsilci Holbrook’un ikinci tur seçim yapılması önerisine “bunun Afganistan’ın içişlerine karışmak olduğu” biçiminde cevap vermişti. Sanki Afganistan’ın içişlerini Karzai yönetiyormuş gibi sahte bir “bağımsızlıkcı” görüntü ile Karzai, gerçekte ikinci tur seçimleri reddediyordu.
Fakat Afganistan’da da esas söz sahiplerinin Afganistanlılar olmadığı, başta ABD emperyalizmi olmak üzere, esas söz sahibi olanların işgalci güçler olduğu, yapılan değişik görüşmelerle Karzai’ye bir kez daha gösterildi. Sonuçta Karzai ikinci tur seçimler için ikna edildi.
Karzai’nin ikinci tur seçimlere ikna edilmesi sürecinde öne çıkan bir gelişme ise şöyleydi: Afganistan’daki BM-Özel Temsilcisi Kai Eide ile, Eide’nin ABD’li temsilcisi (vekili) Peter Galbraith (ABD’nin BM-Misyonu’ndaki en üst düzeydeki temsilcisi) arasında seçimlerle ilgili çelişki çıktı. Galbraith Eide’yi, seçimlerdeki sahtekarlığı olduğundan küçük göstererek gerçeklerin üzerini örttüğü biçiminde eleştirdi. BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ise 30 Eylül’de herhangi bir gerekçe göstermeden Galbraith’ın Afganistan’daki görevine son verdi.
Galbraith ile Eide arasındaki çelişkinin seçim sandıkları ve oylar bağlamındaki görüntüsü ise şöyleydi: Eide 6500 sandıktan sadece 1000 adetinin yeniden sayılmasını savunurken, Galbraith 1000 adet sandığın oylarıyla birlikte geçersiz kılınmasını geri kalanının tümünün de yeniden sayılmasını savunuyordu. Bunun pratik sonucu ise Eide’nin Karzai’ye destek verdiği, Galbraith’ın ise Karzai’ye karşı, en azından ikinci tur seçimleri gündeme getirecek bir sonuç istediği sonucudur.
Sonuçta BM’ye bağlı oluşturulan Seçim İtiraz Komisyonu bütün oyları yeniden saymasa da, örneğin 38 bin oyun kullanıldığı bir sandıkta 134.804 oy çıktığını, bunun 112.873’ünün Karzai’ye verilen oy olduğu biçiminde birçok örnekle önemli ölçüde sahtekarlık yapıldığı sonucuna vardı. Karzai’nin ikinci tur seçimlere ikna edilmesine paralel olarak Seçim İtiraz Komisyonu’nun ortaya koyduğu sonuçlara uygun olarak “Bağımsız” Seçim Komisyonu, 21 Ekim tarihinde seçimin resmi sonucunu kamuoyuna açıkladı.
Bu sonuca göre 210 seçim beldesindeki seçim ve kullanılan oylar geçersizdi. Kullanılan tüm oyların dörtte biri geçersiz sayıldı. Bu, yaklaşık 1 (bir) milyon oyun geçersiz kılınması anlamına geliyordu. Buna göre geçerli sayılan oyların %49,67’si Karzai’ye verilmişti. Abdullah Abdullah ise %28 oy oranında kalmıştı. Karzai’nin seçimi kazanmış olması için ama %50 artı 1 gerekiyordu. Bu durum olmadığına göre ikinci tur seçimlerin yapılması yasa gereğiydi! Yaklaşık bir milyon oyun geçersiz kılınması aynı zamanda seçimlere katılım oranını da önemli ölçüde düşürdü. Önceki açıklamalara göre seçimlere katılım oranı %38,7 iken, şimdiki tahminlere göre yaklaşık %25 oranında bir katılım sözkonusudur. Böylesi bir durumda Karzai %50 artı 1 oy alsa, sonuçta seçmenlerin %13ünün oyuyla başkanlık koltuğuna oturacak. Ne demokrasi ama!
İkinci tur seçimin tarihi ise 7 Kasım olarak belirlendi. Karzai ve Abdullah yeniden yarışacaklar! Seçimin sonuçlarını, yine oyları sayanların belirleyeceği garantilidir. Bu yüzden de Afganistan’da artık havaların kış mevsimini aratmadığı, özellikle yolların kapandığı bir ortamda, buna ek olarak halkın kimi kesimlerinin hem oynanan oyundan bir şey beklememesi, hem de Taliban güçlerinin tehditlerine boyun eğmesi gibi etkenler de işe karışınca, seçime katılımın çok daha düşük olacağına da kesin gözüyle bakılmaktadır.
İşin belki de ilginç ama Karzai’den kurtulmak isteyen işgalciler için önemli olan durum da, seçimlere katılımın düşük olmasıdır. Böylece oyları sayanların sonucu belirlemesi işi daha da kolaylaşmış olacaktır. Örneğin Karzai’ye verilen oyların, katılımın düşüklüğünden dolayı %40’ın altına düşmesi, Abdullah’ın oylarının ise %50’inin üzerine çıkması mümkündür… Garantili olan tek şey, seçim sonuçlarını oyları sayanların belirleyeceğidir. İkinci tur seçimde sahtekarlık yapılmayacağına ise kimse garanti veremez! Bunun da ötesinde bilinçlere kazınması gereken esas şey, seçimlerin kendisinin büyük bir sahtekarlık olduğudur. İşgalciler sahtekarlık içindeki sahtekarlıklarla uğraşıp gerçek sahtekarlığın üzerini örtmeye çalışıyorlar!
7 Kasım’da ikinci tur seçimlerin yapılıp yapılmayacağını, yapılırsa sonuçlarının neler olacağını göreceğiz. Peki seçimlerin yapılması, Karzai veya Abdullah’ın başkanlığa seçilmesi, Afganistan’daki işgal ve savaşın gidişatını özde değiştirecek mi? Bu soruya verilecek tek doğru cevap, hayır, özde hiç bir şey değiştirmeyeceğidir.
İşgal ve savaş tüm barbarlığıyla sürüyor, kısa vadede son bulmayacağı kesindir. İşgalcilerin seçim sahtekarlığını “demokrasi yolunun güçlendirilmesi” olarak empoze etmesi de kitleleri kandırma oyunundaki sahtekarlığın bir parçasıdır. Seçim oyunuyla Afganistan halklarının özgürlüğü sağlanamaz! İşgalcilere ve işbirlikçilerine karşı mücadele meşru ve haklıdır!

27 Ekim 2009 ✓