Kadın hareketi ile sendikal hareketin kesişme noktası:

Novamed grevi...

Haydi, Novamed’de direnen kadınlarla dayanışmaya!
Antalya Serbest Sanayi Bölgesinde bulunan ve burada Kan Seti üreten Novamed fabrikasında çalışan 81 kadın işçinin grevi 26 Eylül 2007de 1. yılını doldurdu. Novamed işçisi kadınlar, hem işçi hem de kadın olarak yaşadıkları insanlık dışı muameleye dur demek için greve çıktılar.
Novamed grevi 1. yılını doldururken İstanbul’da kadın grupları, grevci kadın işçilerle dayanışmak amacıyla bir dizi etkinliğin örgütlendiği 15 Eylül – 26 Eylül tarihlerini kapsayan yoğun bir kampanya başlattı. İstanbul’da “Novamed Greviyle Dayanışma Kadın Platformu” kuruldu. Bu kampanyaya Türkiye’nin değişik illerinde kurulan kadın platformları da katıldı. Greve kadın hareketinin yoğun ilgi göstermesinin esas sebebi, grevci işçilerin hemen hepsinin kadın olmalarından kaynaklı işyerlerinde yaşadıkları erkek egemen baskı önemli bir rol oynadı. Örneğin doğum iznini patron belirlemektedir, erkek işçilere göre daha az ücret almaktadırlar, erkek yöneticiler tarafından aşağılanmaktadırlar vs.
İstanbul’da kurulan “Novamed Greviyle Dayanışma Kadın Platformu” içinde yer alan kurumlar şunlar:
Akıllara Zarar, Amargi’den kadınlar, Bağımsız Feministler, Demokratik Özgür Kadın Hareketi, Emekçi Kadınlar Derneği, Feminist Kadın Çevresi, Filmmor’dan kadınlar, Gökkuşağı Kadın Derneği, İmece Kadın Kooperatifi, Kadın mühendisler e-platform, Pazartesi’nden kadınlar, Sosyalist Feminist Kolektif, KEIG (Kadın Emeğini ve İstihdamını Geliştirme) Platformu, KESK’li kadınlar, Hava İş Sendikasından kadınlar , TMMOB IKK Kadın Komisyonu, Devrimci Sağlık İş Sendikası’ndan kadınlar, Genel İş-Konut İş İstanbul Şubesinden kadınlar, Sosyal Haklar Derneği’nden kadınlar, Halkevleri’nden kadınlar, Tüm İGD’li kadınlar, Çağrı Gazetesi’nden kadınlar, DTP’li kadınlar, EHP’li kadınlar, EMEP’li kadınlar, ÖDP’li kadınlar, SDP’li kadınlar.
Bu kampanya çerçevesinde hemen hemen her gün İstanbul’un değişik semtlerinde imza standları kurularak bildiriler dağıtıldı. Kadın işçilerin yoğun olarak çalıştığı işyerleri önlerinde ayrıca bildiri dağıtımı yapıldı.
15 Eylül Cumartesi günü, İstanbul Maslak’ta bulunan Novamed’in Türkiye Temsilciliği önünde bir basın açıklaması yapılarak, Novamed’li kadın işçilerin taleplerinin derhal yerine getirilmesi istendi. Basın açıklamasına 100 civarında kadın katıldı. Sloganlar ve dövizlerin yanı sıra üzerinde “Novamed greviyle kadın dayanışması” yazılı bir pankart taşındı.
Grevdeki kadın işçilere maddi destekte bulunabilmek için grev resimlerinin yer aldığı kartpostaller basıldı. Bunların satışından yaklaşık 6 bin YTL gelir elde edildi.
23 Eylül Cumartesi günü saat 14.00’de Makina Mühendisleri Odasında bir panel gerçekleştirildi. Panele konuşmacı olarak iktisatçı Şemsa Özar, KESK Kadın Sekreteri Sevgi Göyçe ve Novamed’den işçi temsilcisi Fatma Özüm ile bir grevci kadın arkadaş katıldı.
Panelistlerin sunumlarına geçmeden önce FilmMor Kadın Kolektifinin hazırladığı grevci kadın işçilerle yapılan 10 dakikalık bir belgesel gösterildi. Belgeselde tek tek kadın işçiler, yaşadıkları baskı ve sömürüyü ve buna karşı yürüttükleri mücadeleyi anlatıyorlardı.
Sendikal örgütlenme sürecini de anlatan kadınlar üretim yaptıkları alanın patronlar için serbest, işçiler için yasak bölge olduğunu belirtiyorlardı.
Birinci panelist Şemsa Özar konuşmasında kapitalizmin genel karakterini ortaya koydu. Kapitalizmin değişken ve içinde çelişkiler barındıran bir sistem olduğunu, bu nedenle her şeye kadir olmadığını dile getirdi.
İkinci konuşmacı Sevgi Göyçe; Novamed işçilerinin mücadelesini selamlayarak işçi kadınlarla dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Bu konuda KESK olarak ellerinden gelen yardımı yapmaya hazır olduklarını belirtti. Konuşmasında Serbest Bölgelere değinen Göyçe, Serbest Bölgelerde korkunç bir işçi sömürüsü ile karşı karşıya olunduğunu, buralarda çalışan 27 milyon insanın %86’sının örgütsüz, % 90’ının kadınlardan oluştuğunu söyledi. Sendikal örgütlenmeye de değinen Sevgi Göyçe, kadınların çalışıyor olmasının onların toplumsal bireyler oldukları, kamusal alanda oldukları anlamına gelmediğini, kadın işçileri bu alana çekmek için mücadelenin ve en başta sendikal mücadelenin gerekliliğine vurgu yaptı.
Panele katılan grevci kadın işçiler yaşadıkları baskıları dile getirdiler. Ustabaşlarının en ufak bir şeyde kendilerine bağırdığını, hakaret ettiğini, zaman içinde yemek saatlerinin ve yemeğin kesilerek çay-simit gibi yiyeceklerle öğlen yemeğinin geçiştirildiğini, çalışma hızının ve yoğunluğunun arttığını fakat buna karşılık ücretlerin yerinde saydığını, sendikal örgütlenme çalışmasının patronun kulağına gitmesiyle ve maske altından örgütleme yapıldığı gerekçesiyle maske takmanın yasaklandığını, bu nedenle bir çok işçinin kimyasal maddelerden kaynaklı ses tellerinde sorunların meydana geldiğini, sağa, sola dönmenin yasak olduğunu, fabrikanın bahçesinde biraraya gelip konuşmanın bile yasaklandığını, birbirlerinin evlerine gitmenin yasaklandığını, tuvalete gidişlerin dakikalarla sayıldığını, örneğin iki dakikalık tuvalet ihtiyacı için beş dakika çalıştırıldıklarını, tuvalete daha az gidenlerin parayla ödüllendirildiğini, ustabaşlarının kadınların tuvalette ne yaptıklarına dair kâğıtlar imzalattıklarını, hamile kalmanın patronun iznine bağlı olduğunu vs. anlattılar. Burada sayılan baskı ve aşağılamaların, yaşadıklarının sadece bir bölümü olduğunu belirttiler.
Sunumların ardından forum bölümüne geçildi. Canlı tartışmaların yaşandığı bu bölümde söz alan kadınlar, nasıl bir sendikal hareket, sendikalardaki erkek egemen anlayışlara karşı nasıl bir mücadele, nasıl bir kadın hareketi, kadın hareketinin işçi sınıfı ile bağının nasıl olması gerektiği üzerinde durdular. Ayrıca böyle bir çalışmaya grevin üzerinden bir yıl geçmiş olmasından sonra başlanmış olması bir eksiklik olarak değerlendirilerek özeleştiri yapıldı. Grevin olumlu bir şekilde sonuçlanıncaya kadar desteğin devam etmesi gerektiği belirtildi.
25 Eylül Salı günü saat 19.30’da grevci kadın işçilerin sesini duyurmak amacıyla Taksim tramvay durağından eski TÜYAP Kitap Fuarı binasının önüne kadar bir yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüşe yaklaşık 600 kadın katıldı. TÜYAP’ın önünde, 26 Eylül Çarşamba günü grevin 1. yılı dolayısıyla Antalya’ya gidecek olan 40’ı aşkın kadın için bir uğurlama şenliği yapıldı. Feminist Kadın Çevresi Dans ve Müzik Grubu ile Dalepe Nena Kadın Sesleri Grubu’nun coşturduğu kadın kitlesi şenlik ertesinde Antalya’ya doğru yola çıkan kadınları uğurladı.
Aynı gün, 25 Eylül Salı günü Antalya’da Tarım İş Sendikasının Konferans salonunda Novamed grevci işçileriyle dayanışmak amacıyla uluslararası bir panel düzenlendi. Bu panele, Petrol İş Sendikasının dünya örgütü olan ICEM’in Kadın Komitesi Başkanı ve aynı zamanda Rusya Petrol, Gaz ve Yapı İşçileri Sendikası (ROGWU) Başkan Yardımcısı Evgenia Esenina, ICEM Kadın Komitesi üyesi ve aynı zamanda Romanya Petrol İşçileri Sendikası (PETROM) Başkan Yardımcısı Elena Perovici, ICEM Kadın Bölümü Sorumlusu Carol Bruce ve İspanya FİTEQA/CC.OO Yönetim Kurulu üyesi ve Kadın İşleri Sorumlusu Ramona Parra katıldılar. Çağrı gazetesinden kadınlar olarak bizden de bir kadın arkadaş paneli izlemek amacıyla Antalya’ya gitti.
Saat 15.00’de grevci kadın işçilerle ailelerinin katıldığı panelde, açılışta FilmMor’un yaptığı belgesel gösterildi. Ardından Petrol İş Genel Başkanı, Örgütleme Dairesi Başkanı ve Şube Başkanı süreci anlatan ve talepleri dile getiren birer konuşma yaptılar. Uluslararası alandan gelen sendikacı kadınlar dayanışma mesajlarını ilettiler. Programda yer verilmiş olmasına rağmen zaman darlığı nedeniyle grevci kadın işçilerin çıkıp konuşmamış olması bir eksiklikti. Sunuculuğu grevci kadın işçilerden biri yaptı.
26 Eylül Çarşamba günü grevci kadınlar, Serbest Sanayi Bölgesinin önünde diğer şehirlerden gelen kadın platformu üyeleriyle bir mitingde buluştu. İstanbul, İzmir, Ankara, Adana, Eskişehir ve daha birçok şehirden gelen kadınlar adına yapılan konuşmalarda bölgelerde yürütülen çalışmalardan söz edilerek dayanışma mesajları iletildi. Ezici çoğunluğunun kadın olduğu ve yaklaşık 250 kişinin katıldığı eylemde, atılan sloganlar ve davul-zurna eşliğinde çekilen halayların ardından eylem sona erdirilerek Tarım İş Sendikasının konferans salonuna gidildi. Burada bölgelerden gelen kadın platformu temsilcileri grevci kadın işçilerle bir söyleşi yapıldı. Yaklaşık bir buçuk saat süren söyleşide bölgelerden gelen kadın temsilciler dayanışmalarının devam edeceğini belirtirken, kadın işçiler de bu bir yıllık grev süresince yaşadıklarını anlattılar.
Kadın işçiler; sendikal mücadeleye bundan üç yıl önce başladıklarını, önce sendikanın ne olduğunu, haklarına sahip çıkmanın ne demek olduğunu öğrendiklerini, bu bir yıllık süre içerisinde hayatlarının olumlu yönde çok değiştiğini, daha bilinçli ve duyarlı hale geldiklerini, hak alma bilinçlerinin geliştiğini, bu durumun aile içi ilişkilerine de yansıdığını, birlikte yaşadıkları erkeklerin kendilerine karşı daha dikkatli davrandıklarını belirttiler.
Bu grevi sadece kendileri için değil, tüm işçi kadınlar adına yürüttüklerinin bilincinde olduklarını, Serbest Bölgede tüm işçilerin gözlerinin kendilerinin üzerinde olduğunu, bu nedenle kazanımlarla tekrar işbaşı yapıldığında bunun, Serbest Bölgedeki diğer fabrikalar açısından da örnek teşkil edeceğini ve onları da cesaretlendireceğini vurguladılar.
Kadınların isterlerse çok şey başarabileceklerini, maddi desteğin yanısıra manevi desteğe de çok ihtiyaçları olduğunu, ülke çapında başlatılan bu kampanyanın kendilerini çok sevindirdiğini ve gururlandırdığını, yalnız olmadıklarını gördüklerini dile getirdiler.
Kadınların grev sürecinde erkeklerin küçümseyici tavırları ile karşılaştıklarını, çevrelerindeki erkeklerin ‘biz olsaydık şimdiye kadar çoktan haletmiştik’ şeklinde tavırlara girdiklerini, grevin uzaması nedeniyle ailelerin yer yer baskı uyguladığını, ekonomik olarak zor durumda olduklarını fakat bütün bunlara rağmen grevin başarıya ulaşması için sonuna kadar mücadele edeceklerini vurguladılar.
İşçi kadınlarla yapılan bu sıcak söyleşi bize gerçekten de kadın işçilerin ne kadar özgüven kazandıklarını ve ne kadar bilinçlendiklerini gösterdi.
İşçi kadınlarla yapılan söyleşi; İstanbul’dan bir kadın arkadaşın Novamed kadın işçileri için bestelediği “Kadınız, örgütlüyüz, daha daha güçlüyüz. Hepimiz Novamed’deyiz. Hepimiz grevdeyiz.” şarkısının hep birlikte söylenmesi ile sona erdi.
15 Eylül-26 Eylül arasında yürütülen kampanyanın ardından kadın işçilerle dayanışma bununla sınırlı kalmayacak. Önümüzdeki süreçte de grev sonuçlanana kadar grevdeki kadınlarla dayanışma çalışmaları devam edecek.
Bizler de, YDİ Çağrı gazetesinden kadınlar olarak, “Novamed Greviyle Dayanışma Kadın Platformu” içerisinde aktif bir şekilde yer alarak işçi kadınların bu haklı mücadelelerinde yanlarında olduk.
Yeni Dünya İçin Çağrı Gazetesinden kadınlar olarak bizler, işçi kadınları bu erkek egemen kapitalist düzene karşı mücadeleye çekmek için özel bir çalışma yürütmekle yükümlüyüz. Bu nedenle Novamed’de olduğu gibi kadın işçilerin bu tür direnişlerine özel bir önem vermek zorundayız. Tüm okurlarımızı, ama öncelikle kadın okurlarımızı Novamed kadın işçilerinin direnişine destek olmaya, yapılan dayanışma etkinliklerine aktif bir şekilde katılmaya ve onları maddi olarak da desteklemeye çağırıyoruz.
İşçi ve emekçi kadınların kurtuluşu erkek egemen kapitalist sisteme karşı mücadeleden geçiyor.
Yaşasın Novamed kadın işçilerin direnişi!
Kahrolsun erkek egemen kapitalist sistem!

Eylül 2007✓