Aşağıda Tümtis İstanbul Şubesi, Deri İş Tuzla Şubesi ve Basın İş İstanbul Şubesi'nin sermayenin ve devletin saldırılarına karşı yaptıkları ortak açıklamayı ve bu açıklamayı destekleyen İstanbul Şubeler Platformunun açıklamasını yayınlıyoruz. Başlatılan kampanyayı anlamlı buluyoruz ve destekliyoruz. Ancak bu kampanyanın anda yürüyen diğer direnişelri de, örneğin Ambarlı limanlarında sendikalaştıkları için işten atılan, bunun üzerine direnişe geçen ve daha sonra patronun adamları tarafından kanlı saldırıya uğrayan Ambarlı liman işçilerinin direnişini de kapsaması gerektiğini düşünüyoruz. YDİ ÇAĞRI
İşçi ve emekçilere her alanda artarak devam eden saldırılar, örgütlü ve birleşik mücadeleyle aşılır!
Egemen güçlerin kendi aralarındaki iktidar savaşımının kızıştığı, toplumun bu savaşım etrafında kamplaştırılmaya çalışıldığı, bunun yanında işsizliğin, açlığın ve yoksulluğun işçi ve emekçilerin üzerine kâbus gibi çöktüğü, eğitimin ve sağlığın, her geçen gün daha da ticarileştirilerek paralı hale getirildiği, bir ülkede yaşıyoruz. Özelleştirmelerin hızla yapılarak binlerce işçinin ya işsiz kaldığı ya da güvencesiz istihdama zorlandığı, zamların yağmur gibi yağdırıldığı, hak arayan işçi ve emekçilere baskı ve şiddetin uygulandığı, muhalif fikirlere tahammül gösterilmeyen, demokrasinin iktidarda olanlar ve yönetenler için savunulduğu bir dönemden geçiyoruz.
Tüm bunların yanında sendikal örgütlenme hakkını savunan işçilere de baskı, keyfi uygulamalar ve şiddetin artarak devam ettiğine tanık oluyoruz. Örgütlülüğün gerekliliğine inanan işçiler ise, patronların ve güvenlik güçlerinin hiçbir baskısına boyun eğmeden direniş ve grevlerle mücadele etmeye devam ediyorlar.
TÜMTİS Sendikasına üye olduğu için işten atılan 83 ÜNİLEVER işçisi 26 Mayıs 08 tarihinden itibaren Gebze’de işyerleri önünde SENDİKAL HAKLARI İÇİN DİRENİYORLAR!
DERİ İŞ Sendikasına üye olan 40 DESA DERİ işçisi 29 Nisan 08 tarihinden itibaren Düzce’de, 1 DESA DERİ işçisi ise 03 Temmuz 08 tarihinden itibaren Sefaköy’deki işyerleri önünde SENDİKAL HAKLARI İÇİN DİRENİYORLAR.
BASIN İŞ Sendikasına üye olan E-KART işçileri ise uzun bir mahkeme sürecinin ardından elde ettikleri başarıyla 16 Haziran 08 tarihinden itibaren SENDİKAL HAKLARI İÇİN GREVDELER!
Direnişte ve Grevde olan işçiler sadece kendileri için değil tüm işçi ve emekçiler için mücadele ediyorlar. Haklarımızı elde etmenin yolu örgütlenmekten ve mücadele etmekten geçmektedir. Başarı için kararlı bir mücadelenin yanında direniş ve grevlerin diğer işçi ve emekçiler tarafından sahiplenilmesi de hayati önemdedir. Direniş ve grevdeki işçilerin ziyaret edilerek yalnız olmadıklarını göstermek, işten atılan işçi arkadaşlarımıza ekonomik destek sağlayarak bu mücadelelerin başarıya ulaştırılmasını sağlamak tüm işçi sınıfı örgütlerinin asli görevidir.
Bu nedenle mücadelelerini birleştirme kararı alarak, tüm emek örgütlerine çağrı yapan TÜMTİS, DERİ İŞ ve BASIN İŞ İSTANBUL ŞUBELERİNİN çağrısını oldukça anlamlı buluyor ve sahipleniyoruz.
Türk-İş İstanbul Şubeler Platformu;
- Direniş ve grevlerle dayanışmayı güçlendirmek için “SENDİKAL HAKLARI İÇİN DİRENEN VE GREVDE OLAN İŞÇİ KARDEŞİNLE 5 LİRANI PAYLAŞ” Kampanyası başlatmıştır. Başta Genel Merkezlerimiz ve Konfederasyonlarımız olmak üzere tüm emek örgütlerini, direnişlere maddi destek örgütlemeye çağırmaktadır.
- 27 Ağustos Çarşamba günü grev ve direnişlerle dayanışma amacıyla kitlesel ziyaret ve basın açıklaması yapacaktır. Basın açıklaması saat 14.00’da ÜNİLEVER direniş yerinde Gebze’de yapılacaktır. Tüm emek örgütlerini kitlesel ziyarete ve basın açıklamasına katılmaya davet etmektedir.
- SSGSS sürecinde olduğu gibi, tüm emek örgütlerini işçi ve emekçilere yönelik her alanda artarak devam eden yoğun saldırılar karşısında birleşik mücadeleyi örgütlemeye çağırmaktadır.
TÜRK-İŞ
İSTANBUL ŞUBELER PLATFORMU
BASINA VE KAMUOYUNA
İşsizliğin, açlığın ve yoksulluğun işçi ve emekçilerin üzerine kâbus gibi çöktüğü, eğitimin ve sağlığın, her geçen gün daha da ticarileştirilerek paralı hale getirildiği, işçi ve emekçilere arsenikli suların içirildiği, bir ülkede yaşıyoruz. Özelleştirmelerin hızla yapılarak binlerce işçinin ya işsiz kaldığı ya da güvencesiz istihdama zorlandığı, zamların yağmur gibi yağdırıldığı, hak arayan işçi ve emekçilere baskı ve şiddetin uygulandığı, muhalif fikirlere tahammül gösterilmeyen, demokrasinin iktidarda olanlar ve yönetenler için savunulduğu bir dönemden geçiyoruz.
Böylesi bir dönemde örgütlenme mücadelesi veren sendikalar olarak tüm bu baskı ve haksız uygulamalar yanında örgütlenme hakkını savunduğumuz ve talep ettiğimiz için, ayrı bir baskı, keyfi uygulamalar ve zorluklarla da karşı karşıyayız. Ayrımsız, ulusal ya da uluslar arası şirketlerin patronları, işçilerin örgütlenme talepleri karşısında ilk iş olarak işçileri derhal işten çıkararak yıldırma yoluna gidiyorlar. Bunun yanında işçilere güvenlik güçleri ile baskı ve şiddet uygulama, mahkemelere itirazlar yoluyla süreci baltalama yolları da işverenlerin en temel hak olan örgütlenme hakkı karşısındaki bildik uygulamalarıdır.
Bizler de Ünilever’de Gebze’de, DESA Deri’de Düzce ve Sefaköy’de aylardır işten atılan işçi arkadaşlarımızla birlikte örgütlenme hakkımız için direnişte, E-Kart işyerinde GREV’deyiz. İşverenlerin ortak saldırıları karşısında başarı elde edebilmek için, grev ve direnişlerimizi birleştirmek, taleplerimizi ortaklaştırmak ve güçlü bir dayanışma ağı örgütleyerek mücadelemizi yükseltmek gerektiğine inanıyoruz.
TÜMTİS DERİ İŞ BASIN İŞ
İSTANBUL ŞUBESİ TUZLA ŞUBESİ İSTANBUL ŞUBESİ
