TÜMTİS Sendikasına üye olduğu için işten atılan 83 Ünilever işçisi 26 Mayıs 08 tarihinden itibaren Gebze’de işyerleri önünde sendikal hakları için direniyorlar!
Deri İş Sendikasına üye olan 40 Desa Deri işçisi 29 Nisan 08 tarihinden itibaren Düzce’de, 1 Desa Deri işçisi ise 03 Temmuz 08 tarihinden itibaren Sefaköy’deki işyerleri önünde sendikal hakları için direniyorlar.
Basın İş Sendikasına üye olan E-Kart işçileri ise uzun bir mahkeme sürecinin ardından elde ettikleri başarıyla 16 Haziran 08 tarihinden itibaren sendikal hakları için grevdeler!
Tümtis İstanbul Şubesi, Deri İş Tuzla Şubesi ve Basın İş İstanbul Şubesi mücadelelerini ortaklaştırma yönünde karar alarak ilk adımları attılar. Bu girişime Türk İş İstanbul Şubeler Platformundan destek geldi.
Ortak basın açıklaması, “Sendikal hakları için direnen ve grevde olan işçi kardeşinle 5 liranı paylaş kampanyası”nın yanı sıra alınan kararlardan biri de Gebze’de direnişte olan Ünilever işçilerini ziyaret etmekti.
Bu ortak ziyaret 27 Ağustos Çarşamba günü HSGG (Herkese Sağlık Güvenli Gelecek) Platformu tarafından düzenlendi.
Saat 14.00’de başlayan ve Yörsan, DESA, E-Kart ve Unilever işçilerini buluşturan Basın Açıklamasına birçok sendika ve devrimci demokratik kurumun yanı sıra işçi aileleri de katıldı. Yoldan geçen kamyon ve TIR şoförleri ise klaksonlarıyla eyleme destek verdiler.

Biz de Yeni Dünya İçin Çağrı gazetesi olarak flamalarımızla eyleme katılarak direnişteki işçilere destek verdik.
Sırasıyla grevdeki E-Kart işçilerinden Savaş Bahadır, Türk-İş Genel Sekreteri ve Tek Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel ve HSGGP adına İstanbul Tabip Odası (İTO) Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen birer konuşma yaptılar.
Yapılan konuşmalarda sendika hakkı savunuldu ve mücadelelerin ortaklaştırılması savunuldu.
Ünilever’deki işçileri örgütleyen Tümtis İstanbul Şube Başkanı Çayan Dursun kendisiyle yaptığımız görüşmede, şu görüşlere yer verdi: “Şubat ayından beri Ünilever’de faaliyet yürüten iki taşeron firmada, Çipa ve Şimşek Nakliyat’ta örgütlenme çalışması yürüttük. Çipa’da toplam 600 çalışandan 350’sini örgütleyerek çoğunluğu sağladık ve Bakanlığa yetki başvurusunda bulunduk, çoğunluk yazısı gelmeye geldi ama patron hem çoğunluk tespitine hem de işkoluna itiraz etti. Patron Mayıs ayından beri 90’a yakın işçinin işine son verdi. Biz de Mayıs’ın 26’sından beri fiili direnişe geçtik. Şu anda hukuksal süreç devam ediyor. Talebimiz işçilerin sendikalı olarak tekrar işlerine dönmeleridir. Fabrikaya ait deponun önünde sürekli 50 civarında işçi arkadaşımız duruyor. İçerideki işçi arkadaşlar da direnişteki işçi arkadaşlarıyla dayanışmada bulunuyorlar.”
İşçilerin birliğini sağlamanın bir ilk adımı, bir başlangıcı olarak da görülebilecek direnişteki ve grevdeki işçilerin mücadelelerinin ortaklaştırılması, aralarında dayanışmanın örülmesini desteklenmesi gereken anlamlı bir girişim olarak görüyoruz. Bu sayede işçiler seslerini daha gür duyurabilecek ve mücadelelerini daha etkin yürütecekler. Karşılıklı deneyimlerden öğrenerek güçlerini daha da artıracaklardır.
İşçilerin Birliği Sermayeyi Yenecek!
Zafer Direnen Emekçinin Olacak!
28 Ağustos 2008

